VALİZLİK BAVULLUK

VALİZLİK BAVULLUK
VALİZLİK BAVULLUK

2 Ekim 2013 Çarşamba

NURUOSMANİYE CAMİİ

NURUOSMANİYE CAMİİ
NURUOSMANİYE CAMİİ
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Nuruosmaniye Camii'nde 17 milyon TL'lik bütçeyle yaptırdığı restorasyon; mimarlık tarihi açısından çok önemli 2 sırrı günyüzüne çıkardı.


Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası kabul edilen ilk barok cami Nuruosmaniye'de Türkiye'nin ilk fore kazık sistemine ulaşıldı. Restorasyon ekibi, bunun sevincini yaşarken 'Osmanlının Nuru' diye bilinen Nuruosmaniye Camii'nde çalışmalar gerçek anlamda derinleştirildi.
NURUOSMANİYE CAMİİ
NURUOSMANİYE CAMİİ
420 KAMYON BALÇIK
Caminin altından tam 420 kamyon balçık çıkarılarak, 8.5 metre derine inildi. 255 yıllık tarihi caminin altında şimdiye kadar hiç kimsenin bilmediği; 825 metrekare kullanım alanlı, 2 bin 42 metrekare büyüklüğünde bir alana ulaşıldı. 12'si oda toplam 19 bölme ve halen işlev gören bir kuyuya ulaşıldı.
17 MİLYON TL'LİK RESTORASYONVakıflar Genel Müdürlüğü camiyi, 2 yıl önce restorasyona aldı. Aslına uygun restorasyon için Prof.Dr. Füsun Alioğlu, Prof. Dr. Feridun Çılı, Doç. Dr. Ahmet Güleç ve Yard. Doç. Dr.Ahmet Vefa Çobanoğlu'ndan Süleymaniye Bilim Kurulu oluşturuldu. Restorasyon için şimdiye kadar toplam 17 milyon ödenek ayrılırken, ortalama 20 milyon TL'ye tamamlanması ve 2014'de tamamen bitirilmesi hedefleniyor.
12 ODA 19 BÖLÜMBir su sarnıcına da benzeyen yapı topluluğu içerisinde revaklı avlunun tamamını içerisine alan 12 oda dahil 19 ayrı bölümden oluşan sütunların yer aldığı ve Yerebatan Sarnıcı'na benzeyen bir yapı topluluğuna ulaşıldı.
ERTEM: MÜZE OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİRVakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem: "Nuruosmaniye Camii'nin altında bir Nuruosmaniye daha var. Cami yapısı gibi bir yapı topluluğu daha ortaya çıktı. Asırlar önce depreme karşı radye temel kullanılmış. İlk kez ulaşıldı. Sütunlar, bölmeler ve bir de su toplama kuyusu var. Su terazisi gibi olan kuyu bugün de işlevini görüyor. Mahmutpaşa Cami civarında bir çeşmeye hatta Haliç'e kadar ulaşan bir drenaj sağlıyor. Sultanahmet Camii'nin restorasyonu sırasında da röntgenini çektik. Böyle bir yapı topluluğu yoktu. Bir camii altında ilk kez böyle bir yapıya ulaştık. Müze olarak da değerlendirilebilir."
'KAPALIÇARŞI, NURUNU KAÇIRMIŞ'Vakıflar 1.Bölge Müdürü İbrahim Özekinci: "Kapalıçarşı tadilat geçirirken, molozları camiye dökülmüş. Dış mekanda yine Kapalıçarşı yangınlarıyla çıkan karbonlar caminin her yerine yapışmış, simsiyah olmuştu. Nuruosmaniye'nin adeta nuru kaçmıştı. Mikro kumlamayla temizlendi. Çalışmalar sürüyor."

YERLİ YOLCU UÇAĞI

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü (HUTGM), yerli uçak üretimiyle ilgili yol haritasında tip ve model konusunu netleştirdi.

Türkiye, yerli imalat olarak en az 2 tip uluslararası bilinirliği olan tek-çift motor pervaneli ve çift motorlu hafif jet uçağı üretecek. Bir jet veya turboprop bölgesel uçağın tasarım, geliştirme, sertifikasyon ve üretim programı ile 100 bölgesel uçak üretilmesi hedefleniyor.
Ulaştırma Bakanlığı, 2023 yılında tamamıyla yerli kuruluşların işbirliği ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) ve Avrupa Havacılık Güvenlik Ajansı (EASA) sertifikalı bir bölgesel uçağın tasarımı ve sertifikalandırmasını tamamlayıp, seri üretime geçmek istiyor. Bölgesel uçak, 90-120 yolcu kapasiteli olacak. Ulaştırma Bakanlığı kaynakları; Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte proje modeli üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bu amaçla bir dizi önemli toplantı yapıldı. Bu toplantılarda, yerli uçak üretimiyle ilgili önemli mesafeler de alındı. Görüşmeler ve girişimlerimiz devam ediyor" dedi.
Kaynaklar, Türkiye'nin uzay ve havacılık alanında yerli üretime geçmesinin önemine işaret etti.Bu kapsamda 2023 yılı hedeflerinin yanı sıra 2035 yılı için de bazı hedefler konuldu.Ulaştırma Bakanlığı 2035 yılında ana alt sistemleri (motor ve aviyonik dahil) büyük oranda yerli olmak üzere değişik çapta ve farklı teknolojilere sahip yurt içi özgün tasarımlı uçakları geliştirip, sertifikalı olarak seri üretime geçmeyi amaçlıyor. Kaynaklar, yerli uçak yapımı için teşvik ve gerekli düzenlemelerin yapılmasının da önemine işaret etti.

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜ

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜ
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜ
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, 1402'de Ankara Savaşı'nın yapıldığı alana, Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt'ın adını yaşatacak dev bir üniversite kampüsü kuracak.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 1402'de Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt ile Timur arasındaki Ankara Savaşı'nın yapıldığı meydana büyük bir üniversite kampüsü kuracak.TOKİ, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi kampüsünde ilk etapta inşa edilmesi planlanan yapıların ihale tarihini belirledi.
Projeye göre, 12 fakültenin kurulacağı kampüste ilk etapta, insan ve toplum bilimleri, hukuk, doğa ve mühendislik fakülteleriyle laboratuvarların bulunacağı bina, spor merkezi, teknik bina ve kafeterya inşa edilecek. Bu yapıların ihalesi, 13 Kasım'da TOKİ'nin Ankara Bilkent'teki merkez binasında gerçekleştirilecek.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin yeni kampüsü 3 bin 500 dönüm alana inşa edilecek. Kampüs arazisinde bin 500 dönümlük alan yapılaşma için ayrıldı. Bu alanda, üniversitenin akademik ve idari birimleri bulunacak. Kalan bölüm ise gelişme bölgeleri, rekreasyon alanları, sosyal yaşam ve ormanlık bölgeler olarak değerlendirilecek.
- 450 dönüm ağaçlandırılacakKampüs sınırları içerisinde, yaklaşık 450 dönümlük alan ormanlaştırılmak üzere ayrıldı. Bu alana, karasal iklime uygun, az bakım gerektiren ve çabuk büyüyen ağaçlar dikilecek. Dumlupınar Çayı çevresindeki mevcut ağaçlar ise korunarak yine kampüsün peyzaj tasarımında ve yer yer ormanlaştırılacak alanlarda değerlendirilecek. Dumlupınar Çayı, ıslah edilerek su yatağının genişletilip, gölet haline getirilerek kampüste peyzaj öğesi olarak kullanılması da planlandı.
Kampüs tamamlandığında 40 bin kişi kapasiteli bir üniversite haline gelecek. Yabancı öğrenciler için önemli oranda kontenjan ayıran üniversite, fen, sağlık ve sosyal bilimler alanında güçlü bir araştırma üniversitesi olacak şekilde yapılandırılacak.
- Spor üniteleri de inşa edilecekYıldırım Beyazıt Üniversitesinin ana kampüsüne, insan ve toplum bilimleri, hukuk, siyasal bilgiler, işletme, mimarlık, mühendislik ve doğa bilimleri, İslami ilimler, güzel sanatlar, tıp, diş hekimliği ve sağlık bilimleri fakülteleriyle konservatuvar binaları inşa edilecek. Yabancı diller yüksekokulu ve fen ilimleri enstitüsü de kampüste kurulacak akademik binalar arasında yer alıyor.
Kampüste, ayrıca, kütüphane, teknoloji ve bilim araştırma merkezi, kültür ve kongre merkezi, müze, rektörlük binası, misafirhaneler, üniversite oteli, rektör evi, lojmanlar, yurtlar ve merkezi arşiv binası da inşa edilecek.
Eğitim ve öğretim gören öğrencilerin sportif faaliyetlerde bulunmaları için spor üniteleri de planlandı. Bu kapsamda 2 spor salonu, spor merkezi, olimpik kapalı yüzme havuzu, tenis kortları, stadyum, halı sahalar, basketbol, voleybol ve kriket sahaları, koşu ve bisiklet parkurları yapılacak.
Kampüs içerisinde, mekanlar arasındaki sirkülasyonu sağlayan servis ve ring yollarıyla yürüyüş ve bisiklet yolları da bulunacak.
- Kendi enerjisini üretecekÜniversite kampüsü, enerjisini kendi üretecek şekilde tasarladı. Elektrik ve su ihtiyacının karşılanması ve geri dönüşüme katkıda bulunulması amacıyla kampüsün yüksek noktalarında rüzgar türbinleri yer alacak.
Ayrıca, güneş ışığından maksimum yararlanmak için açık otoparklarda güneş panelleri, yağmur suyundan yararlanmak için su deposu ve atık suları geri kazanmak amacıyla da su arıtma tesisi bulundurulması planlandı.
Kampüse giriş, 4 ana kapıdan yapılacak. Bu kapılar, kampüsün güneydoğusunda, doğusunda, batısında ve kuzeyinde yer alacak şekilde konumlandırıldı.
Kaynak: AA

240 MİLYON LİRALIK YATIRIM

SAYA PHARMACTIVE
SAYA PHARMACTIVE
İlaç dağıtım sektöründe faaliyet gösteren Saya Grup, Çerkezköy'de 120 milyon dolarlık (240 milyon TL) yatırımla ilaç üretimine başladı.

Saya, Pharmactive ile 5 yıl içinde 300 milyon dolar ciro ile Türkiye'nin ilk 5 jenerik ilaç firmasından biri olmayı hedefliyor.
330 milyon kutu üretim kapasitesine sahip olan tesiste üretilecek ilaçların, ABD ve Avrupa Ülkeleri dahil olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan pazarlara satılması planlanıyor. Pharmactive tüm etapları tamamlandığında 2 bin kişinin üzerinde istihdam sağlayacak.
Tüm etaplar tamamlandığında, toplam yatırım maliyeti 200 milyon dolar olacak üretim tesisinin resmi açılışı Ekim ayı içerisinde gerçekleşecek.
Tesisin üretim kapasitesi olarak Avrupa'nın ilk 10 tesisi arasında yer aldığını söyleyen Saya Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Sancak, "normal şartlarda 4-5 yıl gibi bir sürede tamamlanması gereken tesisi 2 sene gibi çok kısa bir sürede tamamladık" dedi. Sancak, toplamda 80 bin m2 kapalı alana sahip olacak üretim tesisinin 2'nci etabının tamamlanmasıyla 500 milyon kutu ilaç üretim kapasitesini sahip olacaklarını da sözlerine ekledi.
ABD'YE İHRACAT HEDEFİ
Pharmactive Genel Müdürü Köksal Ülgen Pharmactive'in Ar- Ge yatırımlarına büyük önem verdiğini vurgulayarak "Büyüme hedeflerimizin gerçekleşmesi için ilk etapta 20 milyon dolar yatırdığımız AR-GE'de katma değeri yüksek jenerik ilaç geliştiriyoruz. İkinci etap ile birlikte Ar-Ge yatırımımız 35 milyon Dolara ulaşacak" dedi.

Orta vadede cirolarının yaklaşık yüzde 25'ini ihracat faaliyetleri ile sağlamayı hedeflediklerini belirten Ülgen, "ABD ve Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan pazarlara ilaç satmayı amaçlıyoruz. İlaç sektörünün ve dolayısıyla Türkiye ekonomisinin cari açık düzeyini azaltmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Eskişehir'e 35 milyon Liralık yatırım

BARRY CALLEBAUT
BARRY CALLEBAUT
Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgelerinden biri olan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Barry Callebaut çikolata ham madde üretim fabrikasına kavuştu.
Yüksek kaliteli kakao ve çikolata üretiminde dünya lideri olan İsviçre merkezli Barry Callebaut, Ekim 2012'de yatırımını duyurduğu, Türkiye'deki ilk çikolata fabrikasının resmi açılışını yaptı.
Eskişehir'de açılan son teknoloji ile donatılmış tesislerde, ilk aşamada yılda 14 bin ton çikolata üretilecek. Üretim tesisine yapılan toplam yatırım tutarının 35 milyon TL olduğu açıklandı. 
Barry Callebaut tüm EEMEA bölgesindeki operasyonlarına (Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Türkiye merkezinden yeni bir köprü oluşturuyor.
Fabrikanın açılışına, Belçika, Fransa ve Gana'nın Türkiye büyükelçileri ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Dr. Halil Çankaya ve davetliler katıldı. Barry Callebaut CEO'su Juergen B. Steinemann, Türkiye'deki ilk ve EEMEA bölgesindeki ikinci çikolata fabrikasını açıyor olmaktan dolayı büyük bir heyecan duyduklarını söyledi.
Steinemann, "Türkiye'deki bu yeni yatırımımız, hızla büyüyen çikolata pazarlarındaki genişleme stratejimize yönelik atılmış önemli adımlardan biridir. Eskişehir üretim tesisimizin, hızla büyümekte olan Türkiye ve komşu pazarlardaki, ileriye yönelik hedeflerimiz açısından daha güçlü bir konuma gelmemizde yardımcı olacağını düşünüyoruz." dedi.
Barry Callebaut EEMEA Başkanı Filip De Reymaeker ise Türkiye'nin, dünyada en hızlı büyüyen çikolata pazarlarları arasında beşinci sırada bulunduğunu kaydetti.
Yüksek kaliteli çikolata üretimi, teknik hizmetler ve yeniliklere olan talebin hızla artış gösterdiği bu pazarın, kendileri için önemli bir büyüme potansiyeli oluşturduğunu dile getiren Reymaeker, "Eskişehir'in merkezi konumunun, hammadde kaynaklarına çok daha yakın olması ve fabrikamızın, hizmet vermeyi arzuladığımız müşterilerimize 400 kilometrelik bir alan içerisinde bulunması nedeniyle büyük avantaj sağlayacağı inancındayız." diye konuştu.
Açılış, Gana'dan gelen dansçıların yaptığı muhteşem gösteri ve fabrika gezisi ile son buldu.