VALİZLİK BAVULLUK

VALİZLİK BAVULLUK
VALİZLİK BAVULLUK

29 Temmuz 2014 Salı

MOR İNCİ AMETİST TAŞI

YOZGATIN MOR İNCİSİ AMETİST TAŞI
YOZGATIN MOR İNCİSİ AMETİST TAŞI
Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde çıkarılan ve Anadolu'nun "mor incisi" olarak bilinen ametist taşı, işsizliğie çare oldu.

Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde çıkarılan ve Anadolu'nun "mor incisi" olarak bilinen ametist taşı, Kaymakamlığın hayata geçirdiği "İşsizliğe Karşı İş Eğitimleri" Projesi kapsamında Halk Eğitim Merkezi'nde açılan atölyede işlenerek ekonomiye kazandırılıyor.Aydıncık Kaymakamı Coşkun Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede, kuartz ailesinden olan ametist, akik ve kalsedon taşlarının yıllardır çıkarıldığını söyledi.
Bölge halkının değerinin farkında olmadan kırsalda gelişigüzel topladığı taşları İstanbul piyasasında düşük fiyatlara sattığına dikkati çeken Öztürk, "Aydıncık'ta yıllardır ametist, akik ve kalsedon gibi yarı değerli taşlar işlenmediği için ham hali ile İstanbul piyasasında ucuza satılıyormuş. Kaymakamlık olarak öncelikle taşların çıkarıldığı alanları, kaynakları tespit ederek, ilk etapta kontrollü bir şekilde çıkartılmasını sağladık. Böylece ilçe halkı yılardır ucuza sattığı taşların değerinin farkına vardı" dedi.

Öztürk, ametist taşının Türkiye'de Aydıncık'ın yanı sıra sadece Balıkesir Dursunbey ve Ordu'da çıkartıldığını belirterek, ancak Aydıncık'ta çıkarılanların iri kristalli ve koyu mor rengi ile daha değerli olduğunun altını çizdi.
Akik ve kalsedon taşlarının da bölgeye has özelikleri ile farklılık arz ettiğini vurgulayan Öztürk, "Akik taşımız daha fazla renk çeşitliliğine sahip. Kalsedonumuz da daha derin damarlı ve koyu renkli. Ametist taşı ile birlikte üç farklı yarı değerli taş türüne sahip olan bölgede çıkartılan taşların işlenerek değerini göstermek için sanatkarlar yetiştirmenin yollarını aradık" diye konuştu.

AB DESTEKLİ KURS AÇILDI
Öztürk, Avrupa Birliği Bakanlığının Hayat Boyu Öğrenme ve Gençlik programları kapsamında hazırladıkları "İşsizliğe Karşı İş Eğitimleri" Projesi ile atölye kurarak yarı değerli taşları işlemeye başladıklarını söyledi.
İşsizliğe Karşı İş Eğitimleri Projesi'nin, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından kabul edildiğini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:

"Proje kapsamında gerekli makine ve teçhizatın büyük bir kısmı alındı. Taş atölyesi ve kuyumculuk sınıfı kuruldu. Daha sonra Halk Eğitim Merkezi ve Yozgat İŞKUR İl Müdürlüğü işbirliğiyle 15 kursiyerin eğitimine başlandı. Kıymetli Taş Takı Kursumuz devam ediyor. Vatandaşlarımızın kursa ilgisi oldukça yüksek. Zamanla kursiyer sayımızı da artırmayı planlıyoruz. Kursiyerlere proje desteği de vereceğiz. Bu destekle kişisel atölyelerin kurulmasını sağlayacağız. Hem kendilerine hem de bölge ekonomisine katkı sağlanmasını hedefliyoruz. Atölyelerimizde ilçede çıkartılan amestist taşından yüzük, bileklik, kolye gibi takı ürünleri ile tespih üretiyoruz. Amacımız Yozgat için bir katma değer oluşturmak ve Türkiye pazarına açılmak. Yozgat'a gelen insanlarımız yöresel lezzet olan testi kebabı yediği gibi bir de yanına ametist taşından bir ürün alarak buradan ayrılsın istiyoruz."

AMTEİST TAŞI
Ametist, genellikle mücevher olarak kullanılan mor renkli bir taş olarak biliniyor. Pembemsi menekşe renginden koyu mor renge doğru geniş bir renk skalasına sahip olan ametist, bu renkleri içeriğinde bulunan demirden alıyor. Vücuttaki fazla ve atık sayılabilecek lüzumsuz elektriği kendinde toplayarak vücut direncini ve gücünü arttırdığı ileri sürülüyor.

Kaynak: AA

KAYA GAZI

KONACIK TA KAYA GAZI ÇALIŞMALARI
KONACIK TA KAYA GAZI ÇALIŞMALARI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'de Konacık'ta başlayan kaya gazı için kuyu açılmasında 2 bin 500 metreye ulaştıklarını belirterek, ikinci kuyu çalışması yapıldığını ifade etti

Bakan Taner Yıldız, bazı açılışlar için geldiği Kayseri'de partisinin de programına katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan, Uluslararası Enerji Ajansı toplantısı ve kaya gazı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Hafta başında Türkiye'nin 40 yıl boyunca ilk kez dönem başkanlığını aldığı Uluslararası Enerji Ajansı toplantısının faydalı geçtiğini aktaran Bakan Yıldız, "Bakanlık olarak bu toplantıya başkanlık ettik. Başarılı geçti. Şeyl olarak tabir edilen kaya gazı ile ilgili dünya nasıl etkilendi. Üretici tüketici ne oldu, bütün bunların değerlendirilmesi de yapıldı. Şu görülüyor ABD kaya gazını bulmasıyla birlikte enerji maliyetlerini kendi ülkesinde olumlu yönde etkiledi. Avrupa Birliği ülkelerinin üçte biri, Japonya'nın da neredeyse 6'da bir fiyatına bu gazı kullanıyor. Türkiye'nin özellikle Diyarbakır Konacık'ta 4 bin metre Shell ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO ) ile beraber açılması için çalışılan kuyu var. 2 bin 500 metreye ulaştık. İkinci kuyu içinde çalışma var. Trakya'da tek başımıza bu kuyuyu açacağız. Bunun teknolojisini de beraberinde transfer ediyoruz. Türkiye'de varsa Edirne'de, Doğu Anadolu'da, Güney Doğu Anadolu'da bunların her birini değerlendirmeye çalışıyoruz." dedi.

"Gerçekçi olmamız lazım, Türkiye bir petrol yada doğalgaz ülkesi değil" diyen Bakan Taner Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama ihtiyacının bir kısmını karşılamak için çalışıyoruz. Net bir rakam veremeyiz. Ama kuyu sayısını artırdıkça daha da rakamlar net ortaya çıkacak. Türkiye'ye geldiğimizde Atlantik konusunda Amerikalı enerji bakanı ile 3 ayrı toplantı yaptık. Kuzey Irak'ta Türkiye'nin özel hukuk hükümlerine tabi kamu şirketlerinin yada özel şirketlerinin yaptığı sözleşme ile ilgili soru sorulduğunda Türkiye'yi desteklediklerini belirttiler. Önümüzdeki süreçte bir dizi ziyaretimiz olabilir. Bağdat yada Basra'ya olacak."

Bakan Yıldız, yapılan işlerle Türkiye'nin ihtiyacını karşılama ve Irak'ın normalleşmesi için işler tahsis ettiklerini anlatarak, "Irak'lı kardeşlerimiz, komşu ve dost ülke ile çok iş yapacağız. Türkiye ve Irak burada kazançlı çıkacaktır. Iraklı her kardeşimizsin bu gelirden adaletli yararlanması içinde çok dikkat ediyoruz. Daha iyi Türkiye ve Irak ilişkisi olacaktır." diye konuştu.

İran'la sürdürülün nükleer faaliyetler konusundaki görüşmeleri de değerlendiren Bakan Taner Yıldız, şu açıklamayı yaptı: "Yaklaşık 4-5 yıldan bu yana İran'daki nükleer faaliyetlerle ilgili sürdürebilir davranışın en son gelinen nokta olduğunu söylemiştik. O gün söylemiştik. Türkiye bu ülkeler arasında komşu olan tek ülke. Zarar veya fayda görecekse bundan en fazla Türkiye etkilenir. Dünyadaki barış adına gerginliğin azaltılması adına bu anlaşma önemlidir. Sonucu varılmasını istiyoruz. İstenilen sonuç elde edilemiyordu. Ama gelişecek ve çözülecektir. Gerginlik ve terörle bir yere varılamayacağı netleşti. İran gerginliğinin de yaptırımlarında iyi bir noktaya doğru gitmesi bölgeye ve Türkiye'ye katkı sağlayacaktır."

Bakan Taner Yıldız, Melikgazi Belediyesi'nin açmış olduğu dershanelerde eğitim gören öğrencilerle de sohbet etti. Öğrenciler arasında Melikgazi Belediyesi Çocuk Meclisi Başkanlığı için yarışan öğrencilerin seçim vaatlerini dinledi.

17 Temmuz 2014 Perşembe

GÜLCİHAN 2 PETROL KUYUSU YENİDEN AÇILACAK

Türkiye, ABD'li Exxon'un 28 yıl önce beton dökerek kapattığı İskender'un açıklarındaki Gülcihan-2 kuyusunu yeniden açacak.

TPAO, derin denizlere açılıyor. İlk sondaj ise ABD'li Exxon'un 28 yıl önce petrolün fiyatı 10 dolar olduğu için beton dökerek kapattığı İskender'un açıklarındaki Gülcihan-2 kuyusunda yapılacak. Bölgede 5 bin metre derine inilecek.

TÜRKİYE, DOĞU AKDENİZ'E DE AÇILDI
Star'ın haberine göre, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) derin denizlere açılıyor. Karadeniz'de dünya petrol devleri ile sondaja imza atan Türkiye, Doğu Akdeniz'e de açıldı. Doğu Akdeniz ruhsatları dahilinde derin denizlerde ilk sondaj için İskenderun baseninde Gülcihan-2 kuyusuna yıl sonuna kadar kazma vuruluyor.

İLK DERİN SONDAJ 28 YIL ÖNCE YAPILMIŞTI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın bütçe sunuşunda yer alan bilgilere göre, sondajın bu ay içerisinde başlaması planlanıyor. TPAO'dan edinilen bilgilere göre, Türkiye'nin Akdeniz'deki ilk derin deniz sondajının geçmişi 28 yıl öncesine kadar dayanıyor.

ABD'Lİ FİRMA KUYUYU KAPATTI
1985 yılında ABD'li Esso'nun İskenderun'un 100 metre deniz açığında Gülcihan-1 kuyusu açtığı bilgisini veren bir yetkili "O yıllarda şu anki adı Exxon olan Esso şirketi petrol keşfi yaptı. Ancak petrol varil fiyatı o tarihlerde 10 dolardı. Rakam düşük olduğu için kuyu ekonomik bulunmadı ve çimento ile kapatıldı" dedi.

DÜNYA DEVLERİ İLE GÖRÜŞÜLÜYOR
TPAO'nun son iki yılda yaptığı çalışmalara göre sadece bu alanda önemli miktarda petrol rezervi bulunuyor. Bakanlık yetkilileri Gülcihan sondajında yaklaşık 5 bin metreye inerek Türkiye'nin Akdeniz'in ilk derin deniz sondajını yapacağını belirterek "Akdeniz'de ilk petrolü buradan üretmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

DÜNYA DEVLERİ İLE GÖRÜŞÜLÜYOR
Bu arada Türkiye'nin satın aldığı Barbaros Hayrettin Paşa gemisi sismik çalışmalara devam ederken, dünya devi Shell ile önümüzdeki yıl Antalya'da ilk sondajın yapılması planlanıyor. Mersin ve İskenderun için ise dünya devleri ile görüşülüyor.

TÜPRAŞ FUEL OIL DÖNÜŞÜM PROJESİNİ TAMAMLADI

TÜPRAŞ FUEL OIL DÖNÜŞÜM PROJESİ
TÜPRAŞ FUEL OIL DÖNÜŞÜM PROJESİ
Yarın 30'uncu kuruluş yıldönümünü kutlayacak Tüpraş'ın İzmit Rafinerisi'nde yapımına 14 Kasım 2011 tarihinde başlanan 2.4 milyar dolarlık Fuel- Oil Dönüşüm Projesi'nin tamamlanmasına 1 yıl kaldı.

Rafineri yoluna D-100 Karayolu'ndan da görülecek biçimde dikilen direkteki geriye doğru sayan dev elektronik sayaç bugün itibarıyla bitime 365 gün kaldığını gösteriyor. Tamamlandığında yılda 1 milyar dolar katma değer sağlayacak bu dev tesis için şu ana kadar da yaklaşık 2,1 milyar dolarlık harcama yapıldı.

2.9 MİLYAR TL TEŞVİK
Geçen 7 Ekim'de, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından 19 Ekim 2012 tarihinden geçerli olmak üzere 'Stratejik Yatırım' kapsamına alınarak, yatırım tutarı 2.9 milyar TL teşvik ile belgelendirilen Fuel Oil Dönüşüm Projesi 2014 yılında devreye alınacak.

TEK KALEMDE EN BÜYÜK YATIRIM
Tüpraş'ın 2.4 milyar dolar ile tek kalemde yaptığı en büyük yatırım olan, rakamsal olarak bakıldığında da yeni bir rafineri yapımına eşdeğer olan Fuel Oil Dönüşüm Projesi'nin tamamlanmasına bugünle birlikte tam 365 gün kaldı. Dev elektronik sayaç da bugün 365 gün kaldığını gösteriyor. Projede, mühendislikte yüzde 99, satın almada yüzde 98, inşaatta yazde 69, olmak üzere proje genelinde yüzde 88 düzeyinde ilerleme sağlandı. Bu projenin tamamlanmasıyla, yılda yaklaşık 1 milyar dolar tutarında katma değer sağlanacağı ve cari açığı da ynı seviyede düşüreceği belirtiliyor.

Akaryakıt ürününü daha yüksek performans özelliklerine sahip yeni bir ürün ile değiştirerek sistemin performansını artırma olarak tanımlanan 'Fuel Oil Dönüşüm Projesi' ile, düşük değerli siyah ürünler, yüksek değerli beyaz ürünlere dönüştürülecek.

Dünyada ve Türkiye'de son yıllarda tüketimi hızla azalan, yaklaşık 4.2 milyon ton yüksek kükürtlü fuel oil işlenerek (yaklaşık 2.9 milyon tonu motorin/jet yakıtı, 530 bin tonu benzin ve 160 bin tonu LPG olmak üzere) toplam 3.5 milyon ton Euro-V standardında değerli beyaz ürün elde edilirken 600 bin ton petrol koku ve 100 bin ton kükürt üretilecek.

30. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ
Yarın İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman Rafinerileri'nde 30. kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan Tüpraş'ın, bu yatırımın tamamlanmasıyla dönüşümde dünya sıralamasında ilk çeyreğe yükseleceği belirtildi.

CHEMSON AG'yi OYAK GRUBU SATIN ALDI

pvc stabilizatör
CHEMSON AG
OYAK, Avusturya merkezli kimya şirketi Chemson AG'nin hisselerinin tamamını satın aldı.

OYAK Grubu, PVC bazlı pencere ve yapı profilleri, boru, enjeksiyon ürünleri, kablo izolasyon ve yumuşak yüzey kaplamaları imalatında kullanılan polimer katkı maddeleri üreten Avusturya merkezli Chemson AG'nin hisselerinin tamamını aldı.

OYAK'tan yapılan açıklamada, grubun 2012 yılı sonunda aynı alanlarda faaliyet gösteren Akdeniz Kimya'yı da satın aldığı hatırlatılarak, "OYAK, Akdeniz Kimya ve Chemson AG şirketleri ile polimer katkı maddeleri arasında önemli bir yer tutan ve PVC mamul üretiminde vazgeçilmez unsur olan PVC stabilizatörleri alanında dünya lideri konumuna ulaşmıştır" denildi.

Açıklamada, satın alma bedeline ilişkin bilgi yer almadı.
Avusturya'daki tesislerine ilaveten İngiltere, ABD, Brezilya, Çin ve Avustralya'da üretim tesisleri bulunan Chemson'un Almanya, Hollanda ve Singapur'da satış ofisleri bulunuyor. OYAK, halen otomotiv, demir çelik, çimento, enerji başta olmak üzere elindeki sanayi portföyü ve hizmet şirketleri ile 35,000 kişiye doğrudan istihdam sağlıyor.