VALİZLİK BAVULLUK

VALİZLİK BAVULLUK
VALİZLİK BAVULLUK

24 Kasım 2011 Perşembe

TÜRKAN SAYLAN - PROF. DR. TÜRKAN SAYLAN


TÜRKAN SAYLAN - PROF. DR. TÜRKAN SAYLAN
TÜRKAN SAYLAN - PROF. DR. TÜRKAN SAYLAN
‎- 1978 yılında bu kadın Papa tarafından neden tebrik ediliyor?
- Bu kadın kim?
- Bir anda Türkiye'de nasıl büyük kitlelere ulaşabilecek kadar büyüdü?
- Misyoner olduğu TSK ve MİT istihbaratı tarafından belgelenen, PKK'lı öğrencilere burs vererek terörü destekleyen bu kadın kim ?
- Bir ipucu daha, biz çocuklarımızın namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz diyen kadın ?
- İslam'ın her türlü dusturuna savaş açan bu kadın kim ?
- Hani okullara gizli hıristiyanlık propagandası yapan kitaplar gönderen derneğin kurucu başkanı kadın ?
- Bir anda kahraman ilan edilen...

- EVET DOĞRU BİLDİNİZ.. TÜRKAN SAYLAN...

- Hani şu Maltepe Belediyesi'nin ve birçok belediyenin adına kültür merkezi açtığı, adını parlara verdiği kişi Türkan SAYLAN

- Hani şu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği başkanlığını yürüten kadın Türkan SAYLAN

- Hani şu Ergenekon tutukluları ile birlikte gözaltına alınan kadın Türkan SAYLAN

- Hani şu Cumhuriyet Mitinglerinin önde gidenlerinden olan kadın Türkan Saylan

- Hani şu Kardelenler projesini yürütenlerden biri bu kadın. Türkan Saylan.

- Kardelenler Projesindede PKK'lı öğrencilere burs verdirten kadın Türkan SAYLAN.

TÜRKAN SAYLAN HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ - (Kaynak Wikipedia)
13 Aralık 1935 günü İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet döneminin ilk mütahitlerinden Fasih Galip Bey ile (evlendikten sonra Leyla adını alan) İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür.
1944–1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946–1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi’nde okudu. 1963’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1964-1968 yılları arasında SSK Nişantaşı Hastanesi’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.
1968 yılında İstanbul Üniversitesi  Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başladı. 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim gördü, 1974'de Fransa’da ve 1976’da İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yaptı, 1972’de doçent, 1977’de profesör oldu. 1982–1987 yılları arasında İstanbul Üniversitesi  Tıp Fakültesi  Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü. 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996’ya kadar müdür yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. Dermatoloji Kliniği öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalıştı ve 13 Aralık 2002'de emekli oldu.
1976 yılında lepra (cüzzam) çalışmalarına başladı, Cüzzamlı Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurdu. 1986’da kendisine Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verildi. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün Lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır. Uluslararası (ILU) kurucu üyesi ve başkan yardımcısıdır. Avrupa Dermato Venerloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin üyesidir. Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastanesive Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer aldı. 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi]Başhekimliği’ni yaptı.
1957'de evlendi ve bu evlilikten iki oğlu oldu. Biri grafiker diğeri hekim iki oğlundan iki torunu vardır. Son 17 yıldır kanser hastası olan Saylan, 18 Mayıs 2009 tarihinde saat 04.45'te vefat etti. Vefat ettiğinde gönüllü kuruluş olarak ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı sürdürmekteydi.

Sadece bu sonuçtan şunu çıkartıyorum. Bu ülke bu kadının bu kadar büyük işler yapabileceği kadar sahipsiz bir ülkeymiş. Diyeceksiniz ki bu kadın.

Bu dünyada bukadar büyük fesatlık ve fitne yürütmüş bir insan bu ülkede eceliyle ölüyor ya. Türkiye'den daha demokratik bir ülke yok. Bu ülkede demokrasi yok diyenlere kapak olsun bu kadının hayatı.

Ne diyim işte benim ülkemin yumuşak başlılığı. İsteyen istediği yerde her türlü fikrini söyleyebiliyor. İş başörtüsüne geldimi birde ahkam kesebiliyor. Bu ülke insanlarının dinine bile laf uzatabiliyor.

He bazıları diyebilir sanane bu kadın Hristiyansa. Dini seni bağlamaz. Haklısınız dini beni bağlamaz. Ama benim dinimde onu bu kadar fazla germemeliydi. Onu bu kadar rahatsız etmemeliydi.

Kalın sağlıcakla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder